Öncelikle iyi günler. Yazı yazmanın emek gerektirdiğini bir kez daha fark ettim. Ekrana boş boş bakıp birkaç tuşa basmaktan fazlası gerekiyormuş. Kendimi rahata alıştırmışım, uzun süredir yeni fikirlere kafa yormuyorum. Yazmaya devam edip etmeme konusunda kararsızım. Bir yol ayrımındayım ve bir işaret bekliyorum. Yolun bir tarafı normal bir memur hayatına çıkıyor, öbür tarafı ise... aslında o tarafı da normal bir memur hayatına çıkıyor ama ek olarak birkaç adet saçma yazı yazıyorum. O kadar da fark yokmuş yav, yol ayrımı biraz iddialı oldu sanırım. Neyse devam edelim. Yazı yazmak gerçekten emek ister ama başka ne emek ister biliyor musunuz? Yazın havayı soğutmak. Klimalar da tam bu işe yarar. Aslında herkes biraz klimadır. Hangimiz yersiz bir laf etti diye arkadaşından soğumadık? Hangimiz bir olay karşısında soğukkanlılığımızı korumadık? Önemli olan içindeki klimayı fark etmek ve ona göre yaşamak, bu şekilde küresel ısınmanın bile önüne geçebiliriz. Önümüze çıkabilecek tek engel nükleer kış olur. Onu da içimizdeki klimayı kış modunda çalıştırarak aşabiliriz. (Bu arada işaret falan beklemiyorum yalan söyledim. Hem zaten işaretler beklenmez, aranır.)
Böbreklerinize iyi bakın zira aklınızın bile sizi terk ettiği, dönüp bir daha bakamayacağınız o karanlık anlarınızda onlar hep sizinleydi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
10 adımda felsefe
17.) Adımları hızlandırmak Küçükken bir hikaye okumuştum. Adamın biri at arabasını elma ile doldurmuş, yolda gidiyormuş. Bir süre ilerledikt...
-
Neden yazılara başlık koyulur biliyor musunuz? Önce yazılar hakkında birkaç bir şey diyeyim sonra başlıklara geçeriz. Yazı yazmak bir...
-
Merhabalar, Neden böbreklerimize gereken önemi vermiyoruz? (Ya da veremiyoruz olarak mı sormam gerekirdi bu soruyu? Bence istesek veririz ...
-
17.) Adımları hızlandırmak Küçükken bir hikaye okumuştum. Adamın biri at arabasını elma ile doldurmuş, yolda gidiyormuş. Bir süre ilerledikt...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder